İşçinin Uzun Süreli Sağlık Raporu Alasının İş Sözleşmesine Etkisi ve İşverenin Fesih Hakkı

İş hayatının olağan akışı içerisinde işçilerin hastalık, kaza veya gebelik gibi nedenlerle istirahat raporu almaları sık karşılaşılan bir durumdur. Ancak bu raporların süresi, işverenin iş organizasyonunu aksatacak boyutlara ulaştığında, 4857 sayılı İş Kanunu tarafların haklarını korumak adına belirli sınırlar çizmiştir. Özellikle İş Kanunu’nun 25/I-b maddesi, uzun süreli devamsızlıklarda işverene “haklı nedenle derhal fesih” imkânı tanımaktadır.

1. Fesih Hakkının Doğması İçin Gerekli Süre: İhbar Süresi + 6 Hafta

İşverenin sağlık nedenleriyle sözleşmeyi haklı nedenle feshedebilmesi için işçinin aldığı rapor süresinin rastgele bir uzunlukta olması yeterli değildir. Kanun koyucu burada objektif bir kıstas belirlemiştir: İhbar Süresi + 6 Hafta.

Hesaplama Yöntemi: İşçinin işyerindeki kıdemine göre belirlenen bildirim (ihbar) süresine 6 hafta eklendiğinde ortaya çıkan “bekleme süresi” aşılmalıdır.
Örnek: İşyerinde 1 yıllık kıdemi olan bir işçinin ihbar süresi 4 haftadır. Bu sürenin üzerine 6 hafta eklendiğinde (4+6) toplam 10 haftalık bir kesintisiz rapor süresi oluşursa, işveren fesih hakkını kullanabilir.
2. “Kesintisiz Rapor” Şartı ve Yargıtay’ın Yaklaşımı

İşverenin bu madde kapsamında fesih yoluna gidebilmesi için en kritik şart, raporun kesintisiz olmasıdır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, farklı tarihlerde alınan ve aralarında boşluk bulunan raporlar (toplamda süreyi aşsa dahi) bu madde kapsamında haklı fesih imkânı vermez. Raporlar arasında 1 günlük bir boşluk dahi olması, “kesintisizlik” unsurunu ortadan kaldırır. Bu durumda işverenin 25/I-b maddesine dayanarak yapacağı fesih haksız hale gelebilir.

3. Savunma Alma Zorunluluğu Var mıdır?

Genel kural olarak işçinin davranışı veya verimiyle ilgili fesihlerde savunma alınması şarttır (İş K. m.19). Ancak uzun süreli rapor nedeniyle yapılan fesihler, işçinin kusuruna dayanan bir davranış değil, objektif bir durumun sonucudur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun güncel kararları, İş Kanunu 25. madde uyarınca yapılan haklı nedenle derhal fesihlerde işçiden savunma alınmasının zorunlu olmadığını netleştirmiştir.

4. Feshin Mali Sonuçları: Kıdem ve İhbar Tazminatı

Uygulamada en çok hataya düşülen nokta, “haklı fesih” kavramının her zaman tazminatsız fesih olduğu düşüncesidir. Oysa durum şöyledir:

Kıdem Tazminatı: Sağlık nedenleriyle (25/I) yapılan fesihlerde, işçinin 1 yıllık kıdemi varsa kıdem tazminatı ödenmesi zorunludur. Kıdem tazminatı hesaplanırken işçinin raporlu olduğu sürenin sadece “ihbar süresi + 6 hafta”lık kısmı hizmet süresine dahil edilir; bu sınırı aşan günler hesaplamada dikkate alınmaz.
İhbar Tazminatı: Bu fesih türü “derhal fesih” niteliğinde olduğundan, işveren ihbar süresi beklemek veya ihbar tazminatı ödemekle yükümlü değildir.
5. İş Kazası Durumunda Fesih

Kanunda iş kazası nedeniyle alınan raporlar için ayrı bir istisna getirilmemiştir. Dolayısıyla raporun iş kazasından kaynaklanması, sürenin (ihbar + 6 hafta) aşılması halinde işverenin fesih hakkını hukuken ortadan kaldırmaz. Ancak bu noktada iş kazasındaki kusur oranları ve işverenin sorumluluğu gibi diğer hukuki süreçlerin saklı olduğu unutulmamalıdır.

Sonuç

Sağlık sebepleriyle iş sözleşmesinin feshi, teknik hesaplamalar ve süre takibi gerektiren hassas bir süreçtir. İşverenlerin tazminat yükümlülüklerini doğru tespit etmesi, işçilerin ise yasal bekleme süreleri içindeki haklarını bilmesi, olası iş davalarının önüne geçilmesi açısından büyük önem arz etmektedir.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi Esas No: 2017/23865 Karar No: 2019/20398 Tarih: 06.11.2019

Karar Özeti: “İşçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı; belirtilen hallerin işçinin işyerindeki çalışma süresine göre 17. maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar. Diğer yandan kıdem tazminatının hesaplanmasında esas alınacak süre ise, fiili çalışma süresi ile birlikte davacının raporlu olduğu sürenin ihbar öneli + 6 haftaya tekabül eden kısmı hizmet süresine dahil edilerek tespit edilmelidir.”

Ayrıca Savunma Zorunluluğuna İlişkin Karar:

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas No: 2017/9 Karar No: 2018/10 Özet: İş Kanunu’nun 25. maddesi uyarınca yapılan haklı nedenle derhal fesihlerde, fesihten önce işçiden savunma alınması zorunluluğu bulunmamaktadır.

Hazırlayan: Av. Ünal SANCAK 
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Çalışmaları

24.04.2026


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir