İŞ HUKUKUNDA İSPAT VASITALARI KONUSUNDA EMSAL YARGITAY KARARI

İş hukukunda yargılamanın odağını genellikle iki soru oluşturur: “İşçi ne kadar süre çalıştı?” ve “İşçi gerçekte ne kadar maaş alıyordu?” Kağıt üzerindeki kayıtların (SGK dökümleri ve imzalı bordrolar) hayatın olağan akışıyla çeliştiği durumlarda, adaletin tesisi için “maddi gerçekliğe” nasıl ulaşılacağı büyük önem taşır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2022/2680 E. ve 2022/3849 K. sayılı kararı, özellikle yüksek ücretle çalışan ve sigortası geç başlatılan işçiler açısından kritik ilkeler ortaya koymaktadır.

1. Hizmet Süresinin Tespitinde SGK Kayıtları Mutlak mıdır?

Dava konusu olayda davacı, 1995 yılında işe başladığını iddia ederken; SGK kayıtları 2005 yılını işaret etmektedir. Yerel mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi, “resmi kayıtların aksini ispatlar delil olmadığı” gerekçesiyle SGK girişini esas almıştır.

Yargıtay’ın Müdahalesi:

Yargıtay, iş hukukunda hizmet süresinin “her türlü delille” kanıtlanabileceğini hatırlatmıştır. Kararda şu noktalar öne çıkmaktadır:

Tanık Beyanlarının Gücü: Davacı tanıklarının, davacının iddia ettiği tarihlerde işyerinde çalıştığının doğrulanması önemli bir delildir.
İşverenin Çelişkili Savunması: Davalı işveren, davacının sigorta öncesi dönemde “brokerlik” yaptığını ve kendisine “komisyon” ödendiğini savunmuştur. Yargıtay, bu savunmanın aslında bir çalışma ilişkisinin varlığına delalet ettiğini, isimlendirme ne olursa olsun fiili çalışmanın esas alınması gerektiğini vurgulamıştır.
Sonuç: Hizmet süresi belirlenirken sadece SGK dökümüne hapsolunmamalı; işyeri kayıtları, tanık beyanları ve tarafların ikrarları bir bütün olarak değerlendirilmelidir.

2. İmzalı Bordro Karşısında “Gerçek Ücret” Nasıl İspatlanır?

Kararın en can alıcı kısmı, ücret tespitine ilişkindir. Davacı aylık 5.000 USD net ücret aldığını iddia etmiş, ancak dosyaya yansıyan bordrolar asgari ücretin biraz üzerindeki rakamları göstermiştir.

“Şüphe” Olgusu ve Resen Araştırma İlkesi:

Yargıtay, imzalı bordronun kural olarak kesin delil olduğunu kabul etmekle birlikte, bir istisna getirmektedir: Şüphe. İşçinin;

Kıdemi,
Meslek unvanı (örneğin broker olması),
Fiilen yaptığı işin niteliği,
İşyerinin özellikleri,
bordrodaki ücretle uyumsuzsa, mahkeme artık o bordrodan şüphe duymalıdır. Kararda, davalı tanığının dahi “maaşlar elden ödenirdi” şeklindeki beyanı, bordronun gerçeği yansıtmadığının en somut kanıtı olarak görülmüştür.

3. Emsal Ücret Araştırmasında Yeni Dönem: TÜİK Kazanç Sorgulama

Yargıtay, alt derece mahkemelerinin en büyük hatasının “sadece tanık beyanıyla ücret belirlemek” veya “ispatlanamadı diyerek bordroya bağlı kalmak” olduğunu belirtmiştir. Doğru yöntem şu adımlarla formüle edilmiştir:

Meslek Kuruluşlarına Sorulmalı: İlgili sendikalar ve meslek odalarından (örneğin denizcilik sektörüyle ilgili kuruluşlar) emsal ücret sorulmalıdır.
TÜİK Verileri Kullanılmalı: Mahkemelerin, TÜİK’in resmi sitesindeki “Kazanç Bilgisi Sorgulama” modülünden aktif faydalanması gerektiği açıkça belirtilmiştir.
Bütüncül Değerlendirme: Emsal veriler, tanık beyanları ve işçinin kıdemi birlikte tartılarak gerçek ücret belirlenmelidir.


Sonuç ve Değerlendirme

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bu kararıyla, iş yargılamasında “şekli gerçeklik” (bordro/SGK kaydı) ile “maddi gerçeklik” arasındaki makas açıldığında, hakimin pasif bir izleyici olamayacağını hatırlatmıştır.

Özellikle “elden ödeme” savunmalarının yapıldığı veya yüksek nitelikli işçilerin düşük ücretten gösterildiği dosyalarda;

İşverenin savunmasındaki açıklar,
Tanıkların tutarlı beyanları,
TÜİK ve meslek odası verileri,
işçinin hak ettiği tazminatın hesaplanmasında kilit rol oynamaktadır. Eksik inceleme ile kurulan hükümler, istinaf veya temyiz aşamasında “bozma” ilamı ile karşılaşmaya mahkumdur.

ÖZEL NOT: Bu analiz, işçi ve işveren vekillerinin strateji belirlerken sadece belgelere değil, işin niteliğine ve sektörel gerçeklere de odaklanması gerektiğini göstermektedir.

                                                                                         AV. ÜNAL SANCAK

                                                           İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Çalışmaları


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir