30 Haziran 2021 ÇARŞAMBA günü Resmî Gazete’de 31527 sayısı ile yayınlanarak hayatımıza dahil olan bu yenilik; büyük bir kolaylık olmasının yanında, usul ekonomisi ve hukuk yargılaması bakımından da büyük bir tasarruf sağlamaktadır.
Neyden bahsediyorum?
Tabii ki e-duruşma!
Uzun adı “HUKUK MUHAKEMELERİNDE SES VE GÖRÜNTÜ NAKLEDİLMESİ YOLUYLA DURUŞMA İCRASI HAKKINDA YÖNETMELİK” olan, yukarıda tarih ve sayısı verilen bu yönetmelik sayesinde artık duruşmalar fiziki katılımın dışında elektronik ortamda da yapılabilmektedir. Sistemi kullanmaya dair daha evvel çekmiş olduğum videoyu buraya tıklayarak kolaylıkla izleyebilirsiniz.
E-duruşma taleplerinin “bağzı Avukatların çorbacıdan katılması sebebi ile reddedilmesi”, gene aynı şekilde “bağzı Hakimlerim iş güzarlığından” öte değildir. Ne Avukat meslektaşın tavrı yasanın ruhu ile bağdaşır ne de bunu gerekçe göstererek bütün talepleri reddeden Hakim’in tavrı.
Yönetmelik madde 11/5’te de belirtildiği üzere e-duruşmaya:
“(5) e-Duruşmaya katılımın sağlanacağı yerin, her türlü etki ve yönlendirmeden uzak, ilgilinin yüzünün açıkça görünür … olması gerekir”
Peki ya aykırı davranılırsa? Bu defa madde 13/8 devreye girer ve iş nihayete erdirilerek bu müeyyide tatbik edilmiş olur. Yani müeyyideye sadece sebep olan vekil, kişi vs. muhatap edilir. Bir bütün olarak sisteme müeyyide uygulamak kanun koyucunun iradesine ipotek koymaktır.
Peki uygulamada kanun koyucunun iradesine ipotek koyulan diğer durumlar nedir?
Yazımızın da temel konusunu teşkil edecek iki durumdan bahis açmak istiyorum. Bizleri pandemi ve deprem sonrası en çok zor durumda bırakan ve müteaddit defalar tartışmaya sevk eden bu durumların münferit olmaktan çıkıp genele yayılmasından evvel önünü almak ve yasayı hatırlatmak için bu iki konuyu yasa kapsamında ele almak istiyorum.
1 — Ön inceleme duruşmasında e-duruşma yapılamaz!
2 — E-duruşmaya katılınmaması durumunda katılmayan taraf hakkında HMK 150 uygulanır!
ÖN İNCELEME DURUŞMASI (1)
Gerek basit yargılama usulünde gerekse yazılı yargılama usulünde ön inceleme duruşmasında tarafların duruşma tutanağına imza attığı — bu da başka bir tartışmanın konusu; halen “uzlaşmak istiyor musunuz?” diye soruluyor, ne uzlaşması artık? Belli ki bütün yollar tükenmiş ve mahkemeye gelmişiz. Arabuluculuk yapılmış, ihtar çekilmiş, araya birileri koyulmuş, şifahi görüşmeler yapılmış ve netice yok; bir daha bir daha sormak niye — malumdur.
İşte bu imza için tarafların fiziken hazır olması gerektiğini savunan bazı mahkemeler, tarafların fiziken hazır olması gerektiğinden bahisle e-duruşma taleplerini reddetmekte ya da doğrudan sisteme “ön inceleme duruşmasına talep gönderilemez” butonu ile ipotek koyarak mevcut hakkın kullanımına mani olmaktadırlar.
Aslında yasa koyucu e-duruşma yönetmeliğinde konuya dair açık hüküm getirmiştir. Yönetmelik madde 13/6 tamamen bunu düzenler. Elektronik imzası olan Avukat ilgili belgeyi imzalayarak mahkemeye iletebilir.
Son zamanlarda bir furya haline gelen bu durum hakkında Hatay Barosu’na hitaben yazmış olduğumuz yazıya Adalet Komisyonu tarafından henüz cevap verilmemiş olsa da uygulamada olumlu örneklerin arttığını görmek sevindirici olmuştur. Bu konuya dair yazıyı ve en son duruşma zaptını aşağıya bırakıyorum.

İki gün evvel kurulan bu ara karar kanunun amacına uygun ve olumlu bir gelişme olmakla birlikte yaygınlaşmasını temenni etmek asli vazifemiz olmaktadır. Bu tür olumlu gelişmelerin paylaşılması ve takdir edilmesi emsallerini arttıracaktır.
Bu kararda elbette Hatay 1. İş Mahkemesi tarafından verilen bir karar olup; “e-duruşma” sistemine en hızlı adapte olabilen mahkemelerden biri olan İş Mahkemesinin imza attığı ara kararda gayet yerinde olmuştur. Görüldüğü üzere mahkeme e-imza için bir müddet tayin ederek her türlü beyanı e-duruşma alabilmekte ve imzayı tamamlayabilmektedir.
E-DURUŞMAYA KATILAMAMANIN YAPTIRIMI
Gerçekten kanun koyucu e-duruşmaya katılmama durumunda açıkça HMK 150’nin uygulanmasını yasak kılmıştır. Yönetmelik madde 13/9 fıkrası buna ilişkindir.
Burada hemen “teknik aksaklık yok ise ne olacak?” sorusu gündeme getirilmektedir. Teknik aksaklık olup olmadığının ispatını kim yapacaktır? Uyap sistemini açıp, bildirimin gelmesini bekleyen biçare vekil mi yoksa “3 defa çağrı attık, katılmadınız” diyen Mahkeme mi?
Kanun koyucunun neyi teknik aksaklık, neyi taraf kusuru olarak tarif ettiği bir durum yoktur.
Konunun ilgililerinin de çok iyi bileceği üzere sistem açık olmasına rağmen e-duruşma bildirimi, çağrısı ya da her ne ise çoğu zaman ekrana düşmemektedir. Ekranın tazelenmesi durumunda dahi bazen “e-duruşma oturumunuz başlamıştır” bildirimi gelmemektedir.
Duruşmaya katılabilmek için en az 24 saat evvelden talep atan ve bu talebi kabul edildikten sonra sistemi açarak başında bekleyen bir Vekil neden duruşma saatinde bildirimi gördüğü halde duruşmaya katılmaktan imtina etsin? Bu durum gerçekten hayatın olağan akışı ile bağdaşmaz.
Kanun koyucu bu durumlar için doğrudan hüküm koyarak aksaklık ve hak mağduriyetlerinin önünü almıştır. Kanun koyucunun bu yöndeki iradesine ipotek koyarak ve usul ekonomisini hiçe sayarak HMK 150 kapsamında dosya düşürmek; ardından taraf vekilince yenilenmesini beklemek, akabinde yeniden ara karar kurarak tensip tutmak suretiyle dosyayı yeniden ele almak emek ve zaman kaybı olsa gerektir.
Dosyasını takip etmeyecek bir vekil bu durumu fiili olarak yapabileceği gibi basit bir beyan ile de atıl bırakabilir. Yani e-duruşma attıktan sonra dosyayı takipsiz bırakmak akıl ile izah edilemez. Dolayısı ile e-duruşma sistemi içerisinde derhal HMK 150’yi uygulamaya çalışmak hukuk metodolojisi ile bağdaşmaz.
Yasanın ve sistemin henüz yeni olması sebebi ile olumlu katkı sunulması elzemdir. Sistemin süjelerini oluşturan tarafların da bu konuda suiniyet taşımadan katkı sunmaları bu müessesenin gelişmesi açısından hayati önemdedir.
Gerek Hatay Barosu Bilişim Komisyonunda gerekse de şifahi olarak dile getirdiğim üzere bu sistem herkes için yararlı ve zaruridir. Deprem öncesi Hatay Barosu Bilişim ve Yayın Komisyonu bünyesinde hazırlığını yaptığımız seminerin yeniden gündeme alınması için çalışmalarımızı sürdüreceğiz.
Şahsi kanaatim; bu sistemin sadece Hukuk Muhakemeleri için değil, Ceza Muhakemeleri için de gündeme alınması ve bu konuda yasal düzenlemeye gidilmesi gerekliliğidir. E-duruşma sistemi; adliyeye bir rahatlama getirdiği gibi, mahkeme hakimine, katibine, mübaşirine ve dahi müdürüne de rahatlama getirecektir.
Sistemin salt Avukatı rahatlattığına dair yanlış kanı ön yargılara sebep olurken insicamı da bozan uygulamalara sebebiyet vermektedir.
E-duruşma bekleyen tarafların kaç saat beklediğinin bir önemi yok iken, adliyede duruşma bekleyen Avukatın dosyanın saati geldiğinde bir an önce almak istemesi de haklı bir talep olarak karşımıza çıkmaktadır. Duruşmaları sıkışan Hakim ise bu defa acele ile işlemleri yapmakta ve yargılamadan beklenen verim alınamamaktadır.
Tanığa sorulan soruların eksik kalması, taraflara söz verilememesi, ara kararların ya da kısa kararların yazılmasının önceden yapılması ya da duruşma sonrasına ertelenmesi gibi birçok olumsuzluğun önüne geçen bu sistem, bihakkın işletildiği takdirde hiç kimseye yük olmayacak; aksine herkesin işini rahatlıkla yapmasına vesile olacaktır.
Hasbelkader duruşmaya giden şahısların ve ilgili meslek erbaplarının da çok iyi bileceği üzere bir duruşmanın saatinde alınması çoğu zaman mümkün değildir. Sabah saat 10 duruşmasını akşam 6’da aldığımız zamanlar az değildir. Bu denli yoğunluk içerisinde olan mahkemelerin bu şekilde tenhalaştırılması en çok da mahkemelerin lehinedir.
Bazı mahkemelerin Avukatı telefon ile aramaktan imtina ederek bu konuda inat etmesi bir başka tartışmamızın konusu olsun.
Yukarıda da kısaca değindiğim CEZA MAHKEMELERİNDE E-DURUŞMA da bir başka yazımızın değerlendirme konusu olsun.
E-duruşmaya katılmama halinde tarafın mazeretli sayılmasına dair örnek duruşma zaptını aşağıya ekliyorum. Bu konuda çok sorun yaşayan meslektaşlar için de konu anlaşılana değin e-duruşma talebi içerisinde katılamama halinde mazeretli sayılma talebini içerir beyan atılmasını tavsiye ediyorum.
E-duruşma süreci, hukuki başvurular veya karşılaştığınız teknik–usuli sorunlarla ilgili daha detaylı bilgi almak isterseniz benimle buradan iletişime geçebilir ve randevu oluşturabilirsiniz. Gerek çevrim içi gerek yüz yüze görüşme seçenekleriyle sorularınızı yanıtlamaktan memnuniyet duyarım.


Bir yanıt yazın